Pek kıymetli Deyili Cüpiter okurları,bu gün itibariyle gazetemizde sizlerle beraber olmanin gururu, mutluluğu, kutluluğu ve huzurunu yaşamaktayım. Bu süreçte bana yakın ilgi gösteren başta Sayın Cemil Canbaz ve gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni olmak üzere tüm dostlara sevgi ve saygılarımı sunarım. Bu hafta posta kutuma gelen binlerce ileti arasından seçtiğim soru ve cevabıyla sizleri baş başa bırakıyor, önümüzdeki hafta bir başka soru bir başka cevapla buluşmak üzere topunuzun elini sıkıyorum.
Soru: Canım Rasyonel Abicim, ben 21 yaşında bir üniversite öğrencisiyim. İki ay önce bir kızla tanıştım, ilşkimizi ilerlettik ve son iki haftadır da çıkmaya başladık. Kendisi benim ilk kız arkadaşım ve onu çok seviyorum. Ancak onunla çıkmaya başladığımız günden beri hayatımda tuhaf değişiklikler olmaya başladı. Önceleri yüzüme bile bakmayan bazı kızlar, şimdi beni nerede görseler selam vermeden geçmiyorlar. Hatta kimileri rahatsız edici şekilde beni süzmeye başladı. Kampüste, kantinde tek başıma yakalanırsam hemen yanıma gelip muhabbet etmeye çalışıyorlar. İnanmazsın belki ama hafta sonu evinde kalmam için çağıranlar bile oldu. Sevgili abicim, sence bu değişiklikler neden kaynaklanıyor olabilir? Ayrıca hafta sonu beni çağıran kızın evine gitsem bir sakıncası olur mu? (Rumuz: Ütüsüz Pantolon)
Cevap: Sevgili Kardeşim Ütüsüz Pantolon, senin durumun tipik bir sinyalizasyon vakası. Sinyalizasyon (signalling), Oyun Teorisinin bilim dağarcığımıza kattığı kavramlardan birisi olup, hayatımızın her alanında kullanılabilmektedir. Sinyalizasyon oyununda bir ajan (agent) bir de müdür (principal) vardır. Ajan sinyali verir, müdür bu sinyali yorumlar. Burada sen ajan, kızlar da müdür durumundasınız.
İki ay öncesine kadar sen düşük yoğunluklu sinyal vermekteydin ve bu sinyali müdürlerden sadece bir tanesi (yani şu anki kız arkadaşın) değerlendirdi. Şu an ise yanında kız arkadaşın olmasından dolayı sinyal yoğunluğun arttı. Şöyle ki, diğer müdürler seni başka bir müdürün yanında gördükleri için, “demek ki bu ajanda bir cevher var” diye düşünmeye başladılar. Yanındaki kız arkadaşının güzelliği, çekiciliği ne kadar artarsa artık senin de sinyal yoğunluğun, dolayısıyla etrafında dönen kızların sayısı da o derece artacaktır. Seni evine bile davet edenler olduğuna göre de şu anki kız arkadaşın gerçekten mankenlere taş çıkartacak birisi olmalı, yanılıyor muyum sevgili Ütüsüz Pantolon?
Gelelim ikinci soruna…Şu an senin için rekabet eden kızlar arasında asimetrik bir enformasyon var. Yani şu anki kız arkadaşın senin hakkında daha fazla şey bilirken, rakipleri sadece verdiğin sinyallerle yetinmek zorundalar. Öyle anlaşılıyor ki bazı rasyonel kızlar bu asimetriyi bozmak için seni daha yakından tanımaya çalışıyorlar. Yani “tarama (screening)” yapıyorlar. Bu aşamada senin için kar-maliyet analizi yapmanı gerektiren iki seçenek var.
Birincisi, eğer seni davet eden kız sayesinde piyasa değerini yükselteceğini düşünüyorsan, (yani kız şu anki kız arkadaşından daha güzel ve daha çekiciyse) teklifini kabul edebilirsin. Yalnız bu teklifi kabul ettiğin anda şu anki sevgiline elveda demek zorundasın kardeşciğim. Çünkü bir kızla çıkarken başka bir kızın evine gitmekle “olumsuz seçim (adverse selection)” olayına konu olursun. Ayrıca bu kız principal networkte (kızlar şebekesinde) senin aleyhine dedikodular yayarak, sinyal seviyenin yerlerde sürünmesine sebep olabileceği gibi, asimetrik enformasyonu yıkıp piyasa değerini de yerle bir edebilir. Bu durumda evine gittiğin kızın, bu yerlerde sürünen sinyal seviyeni ve piyasa değerini toparlamakla kalmayıp, şu anki durumundan daha iyi bir hale getirmesi de gerekir ki, böyle bir durum ancak bahsi geçen kızın Angelina Jolie olması halinde gerçekleşebilir sanırım. Ha bir de unutmadan seni evine çağıran kızın eşik sinyal seviyesi, senin şu anki sinyal seviyenden yüksek olabilir. Yani sonuçta seninle çıkmak istemeyebilir. Böyle bir durumda ise ne hale geleceğini buraya yazmaya gönlüm elvermiyor.
İkinci seçeneğin ise şu anki kız arkadaşınla yoluna devam edip, sağdan soldan gelecek tekliflere itibar etmemek olacaktır. Bu hem senin lehine işleyen asimetrik enformasyonun devamını sağlayacak hem de sinyal seviyeni daha da arttıracaktır.
Evet canım kardeşim ben seçenekleri senin önüne koydum, rasyonel bir insansan kar-maliyet analizini akıllıca yapar, doğru kararı verirsin.


22 Temmuz akşamı son parça da çarptığında, arkasında korku ve umutsuzluğa yenik düşmüş bir gezegen bırakmıştı. Ne var ki, bu gezegen 2009 yılına gelindiğinde artık, korku ve ümitsizliği geride bırakmış, geçmişte yaşadığı acıları unutmadan geleceğe umutla bakmasını bilen insanların yaşadığı bir yer oldu. İşte bu bilinçle, bu gün Cüpicüp Meydanı’nı dolduran yüz binlerce cüpiterli, genci-yaşlısı, kadını erkeğiyle, bu unutulmaz acının yıl dönümünde birlik ve beraberlik içinde olduğunu tüm güneş sistemine gösterdi. “Büyük Facia”, 22 Temmuz akşamına kadar, pek çok konser, gösteri ve etkinlikle anılmaya devam edecek.
Cüpicüp sahilinde dün akşam üzeri bir grup balıkçının saldırısına maruz kalan K. X. (33) adlı şahıs, sahil güvenlik ekipleri tarafından zor kurtarıldı. Gezegen Emniyet Müdürlüğü’nde ifadeleri alınan balıkçılar, K.X.’i iskele açıklarında bir denizatıyla ilişkiye girerken yakaladıklarını belirttiler. Balıkçılardan Tedil Averköf yaşananları şöyle anlattı:
Recent Comments